Sevmiyorum ben süper-hiper-mega marketleri. Şişesi 250 TL şampanyanın beş
metre ötesinde çocuk bezi, onun 2 reyon yanında yazlık bahçe mobilyası, kasanın
yanında indirimde ufo ısıtıcı ve kornet dondurmaları yanyana görünce devrelerim
yanıyor benim. Çocukluğumun anneme babama selam gönderen bakkalını; eriği,
kirazı kesekağıdına koyan manavını; kendi dayattıkları ölçülerle değil benim gram
gram tarif ettiğim fıstığı bol, fındığı, leblebisi az karışık çerezi hazırlayan
çerezciyi; “bebeğe köftelik kıyma alacağım” dendiğinde eli kendiliğinden kuzu
etine uzananan kasabı özlüyorum hep.
Bebeğimizi haber aldığımızda ilk tepkimiz "Eee biz kendimiz daha çocuğuz" oldu!:))Bu blogda 2 çocuğun 1 bebeği bekleme ve sonrasında birlikte büyüme deneyimlerini anlatacağız. Hem annenin hem de babanın gözünden bu macerayı yazacağız. Bebek büyüten tüm çocuklara!!
29 Haziran 2012 Cuma
Karpuz Top, Nereye Saklanırsan Saklan Bulacağız Seni
19 Haziran 2012 Salı
Evi Savaş Alanına Çevirme Sanatı
Yeni evliyken büyük bir mücadele veriliyor eski ve yeni arasında. Onlarca
vazo, fotoğraf çerçevesi, tanımlanamaz süs eşyası, dekorasyon mağazasının
içinde çok şık dururken eve girdiği an bir türlü ısınamadığınız objeler, yapma
çiçekler, örtüler, kırlentler, her ortanın üstü gelire sahip Türk evinde
bulundurulması zorunlu işlemeli gümüş duvar aynası… aynı anda saldırıya geçiyor
evinize doğru. Bizim gibi zaten bu eşyaların içinde büyüdüyseniz, aralarında en
‘genç işi’ görünen bir iki parçasını seçip geri kalanını “belki bir gün moda
olur” düşüncesiyle çekmecelere gizliyorsunuz. Yıllardır hayalini kurduğunuz az
ama öz eşyalı derli toplu evinizde güle güle oturabilirsiniz.
Bir yıl sonra… Salondaki düğün fotoğrafının olduğu sedef çerçevenin bir
yanında dev bir penguen, diğer yanında her odada birer tane bulunan ‘alt
değiştirme istasyonu temel ihtiyaçları sepeti’. Haftalarca içimize sineni
bulmak için mobilyacıları talan ettiğimiz konsolun yanında parkyatak… Ama
yanlış anlaşılmasın evimiz temiz, toplu ve düzenli bu haliyle. Ta ki her hangi
bir Pazar sabahı Durucuk ve babası aynı anda uyanana dek…
‘Yataktan kalkan üşür’ düsturuyla büyütülmüş baba, kızına giydirmek için bir yelek ararken dolaptan kararsızlıkta kalıp 4-5 farklı kıyafet çıkararak güne başlar. Alt değiştirmeden sonra ortalıkta kalan atıkları toplamak vakit kaybı olarak görülür, ne de olsa "kuzu sıkılabilir". Yerde oynadığı oyun matının çevresine emniyet için evin her yerinden yastıklar taşınır ve her beş dakikada bir çekmecesinden farklı bir
oyuncak çıkarıp sıkılmasını önlemeye çalışılır. Henüz annecik uyanmadıysa
Duru’nun sabah kahvaltısı ellerinden öper. Maması hazırlarken önüne konulan
beş-altı oyuncak, uç kısımları kemirilmiş dört adet çeyrek salatalık kuzu
tarafından homojen olarak mutfağın zeminine özenle saçılır.Selcan kalkınca “hadi çok geç olmadan kahvaltıya çıkalım” bahanesiyle evi
fazla toplamasına izin verilmeden apar topar giyinip hızla
evden çıkarılır.
Akşama doğru eve gelindiğinde minnak sıkılmasın diye oyuncak çekmecelerinden çıkarılmamış oyuncak
kaldıysa onlar da çıkartılır. Banyo için kullanılan küvet, kova, alt değiştirme
yeri, şampuan, banyo oyuncaklarını toplamak yerine bu banyo bir geceliğine kullanıma kapatılır ve akşam yemek sofrası toplama işi mutfaktaki sesler Duru’yu uyandırabilir gerekçesiyle Pazartesiye ertelenir.
17 Haziran 2012 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)