Üzülüyoruz, ilk 1-2 gün yardım ediyoruz ama sonra ‘ben sorumluluğumu yaptım’ diye düşünüp unutuyoruz. O yardımlar ne oldu, bebekler ısındı mı, emziren annelerin karınları doydu mu, uyudukları yer sıcak mı, çadır içinde kullandıkları sobalar yüzünden yangın çıkar mı bilmiyoruz. Gönderdiğimiz yardım paketlerinin akıbeti konusu zaten muallakta. Geçen hafta 8 tır dolusu yardım paketinin bulunduğu depoda yangın çıktığı, çıkan yangına yakın bir çadırda 5 aylık bir bebeğin donarak öldüğü haberini okuyoruz ama buna bile tepki göstermiyoruz. 8 tır dolusu malzeme neden depoda durur orada çocuklar ölürken?
Aradan bu kadar geçmişken bunları düşündüren Facebook’taki bir fotoğraf. Van’da soğuktan elleri mosmor uyumaya çalışan bebek ile İstanbul’da oda sıcaklığını derecesi derecesine ayarladığımız odalarda uyuttuğumuz bebeklerimizden birinin yan yana konulmuş fotoğrafı.


Bu fotoğrafı arkadaşımız ve aynı zamanda doğum fotoğrafçımız Alev Durmuşoğlu’nun sayfasında gördük. Alev’in bir arkadaşı İstanbul’dan Van’a 112 ekibi olarak gitmişti. Alev’le kurduğu temasta İstanbul’dan gönderilecek çocuk giysilerini orada bebeklere kendi eliyle giydireceğini söylemiş. Alev’de mesleği icabı birçok bebekli aile tanıdığı için, kolları sıvamış. Biz haberi duyunca arkadaşlarımıza da haber verdik ve onlardan topladığımız kıyafetlerle Duru’nun küçülen ve fazla olan giysilerini paketleyip Durucuğu da yanımıza alıp Alev’in stüdyosuna götürdük.
Ufacıkta olsa bir katkı sağlama fırsatı verdiği içinönce Alev’e teşekkür etmekle başlayalım… Arkasından birkaç söz de asıl kahramanlara… (bir teşekkür de kendi kuzusu ile Van’da Özlem’in çektiği fotoğrafı yan yana koyup Facebook’ta yayınlayan Ebru’ya)
Sevgili Özlem ve arkadaşları sizleri hiç tanımıyoruz ama umarım bir gün yollarımız kesişir. “Koşullar zor ama sizlerin sayesinde iyileşiyor” demiş bir arkadaşınız. Telefonla konuşurken burnunu çekiyormuş Özlem… Artçılarla birlikte bölge hastanesinin tamamen kullanılamaz hale geldiğini ağlayarak söylemiş…
Sizlerden ricamız orada yaşadığınız ve tanık olduğunuz acıların; eline eldiven, ayağına kuru bir çorap giydirdiğiniz her bebek için kalbinizde duymanız gereken huzur duygusunu bastırmasına izin vermeyin. Ve n’olur bizleri affedin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder